Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri komutanlığına bağlı komando alayı askerlik hizmetimi sürdüğüm birlik. Ömrümün 9 ayı burada geçecek. Kıbrıs’ta askerlik bir başkadır. Turistik bölge olması canlı bir yaşam olması açısından güzel. Yurt dışı konumunda olması sebebiyle telefon ücretleri, hudut geçişinin kolay olmaması vs de zor şartlarından. Komando olmaksa başka bir şey. Yedek subay olarak RDM (Rehberlik ve Danışma Merkezi) çalışsam da ben bir komandoyum ve onun gereği gibi zor şartlara hazırlıklı eğitim,spor ve atış gibi durumlarda başarılı olmam gerekiyor.
Genel olarak memnunum. Alışmaya başladım. Yaz ayları hatta bahar ayları çok sıcak olduğunu duydum ama Adanalı olunca o yapış yapış geçen yaz aylarına hiç de yabancı değilim diyorum. Yaşayıp görmek lazım…
Evet sonunda asker oluyorum. Birazdan evden çıkıp berbere gideceğim ve saçımı “3 numara” kestireceğim. Heyecan başladı. Bugün akşam 20:30 ‘da Samsun’a yolculuk var. Askere gidiyorum. web dünyasına ara sıra girişler yapsam da gündemim yoğun olacağından tekrar yazar mıyım bilmem. Ancak sanal işler de olsa özlenir bu alem
Afşin Kız Meslek Lisesi, yeni adıyla Kız Teknik ve Meslek Lisesi 2009 Mart ayından beri çalıştığım kurum. Daha önceleri yazmak istediysem de öğrencilerimin (
Eşref Armağan videosu bu aralar popüler hale geldi. Eşref Armağan kimdir? O bir ressam. Elleriyle gören, hisseden, üreten ve yeteneğine hayran olunmasını sağlayan discovery belgeselinde kendinden söz ettiren şahıstır. Amerikalı bilimadamları gözleri doğuştan kör olan eşref amcamızın bu yeteneğini deneylerle inceliyor ve ancak sonucu gördüklerin de bunun bir gerçek olduğuna inanıyorlar. Ben belgeseli izlediğimde yeteneğin öğrenilemeyecek bir şey olduğunu saf bir cevher olduğunu bir kez daha anladım. Görsel zekanın en önemli etkeninin göz-el koordinasyonu becerisinden çok zihin gücü ve hisler olduğunu ortaya koyan bir durumdur bu. İnsanların zihinsel süreçlerinin birçok olağandışı şeyi “olağan” yaptığı dünyamızda Eşref Amca da bir işaret olmuştur.
Kızların eğitimi, başka bir ifadeyle “Kız çocuklarının eğitiminin önemi” üzerinde çok şey söylenmiştir. Dikkatimi çeken bir makale bu konuda somut veriler vermesinden ötürü hoşuma gitti. Yazının başlığı “Kızlar Türkiye’yi sessizce değiştiriyor”. Radikal gazetesinin yayınladığı bu yazı bana aslından farklı şeyler de çağrıştırdı
İncesaz, 1997′den beri klasik türk müziği enstrumanlarıyla harikalar yaratan sanatçı grubu. Çoktan beri orada burada ve bazı akıllara kazınan dizi müziklerinde ( ikinci bahar, ekmek teknesi ) dinlemişliğim vardır. Ancak bu aralar dinlemekten kendimi alıkoyamıyorum. Türk müziğinin evrensel tadı da yerel anlamda verdiği hisler de bambaşka bir zevk veriyor.
Daha önce başvuru yapmıştım ve bugün öğrendim ki aralık ayında asker oluyorum. İçimi farklı bir heyecan kapladı. Kaygı,sevinç,heyecan, umut,merak, korku, çekinik ve coşkulu hallerim birbirine karıştı. Askerlik şubesinde birtakım işlerimiz de olaca sanırım. Aslında askere gidebilmek için baya bir uğraşmak lazım sanırım. Bunu ilerleyen günler de anlayacağım gibi geliyor. Yine de içimde bir parça umut var. Bunu korumak istiyorum. ama yine de şimdiden gel teskereee gel teskereee bitsin bu gurbet demeye başladım
İlginç bir başlık hıçkırık da nerden çıktı? Ne bileyim burada bildiklerimi paylaşmak için karalama yapabiliyorsam bunu da yazmalıyım diye düşündüm. Hıçkırığın çözümü veya tedavisi ne derseniz deyin,bendedir. Aslında çok öncedir bu yöntemi deniyor ve başarılı oluyordum. Bugün annemde de denedik ve işe yaradı. İşte hıçkırığın kesilmesini sağlayan yöntemi böylelikle buraya yazmak istedim. Olur da birilerinin faydasına dokunur. Tamamen kendi keşfimdir.
Victoria Lemberts’ın Good Health dergisinde yayımladığı habere ve yeni araştırmalara göre kötü alışkanlıklarımız ve yaptığımız ‘ayıp hareketler’ insana iyi geliyormuş. Ayıp derken cinsel çağrışım yapmasın. İstenmeyen veya zararlı olarak bilinen hareketler de denebilir