<<< Geri Dön

 
4 Mart 2008
>>> 

    Merhabalar,
    Uzun zamandır yazmıyorum ki zaten yazmayı sevmiyorum sanırım ellerimin terlemesinden mütevellit. Web sitemin ufak çağlı da olsa ziyaretçi kitlesi olduğunu biliyorum. Genellikle sayfaları güncellememe yönelik eleştiriler alıyorum. Fakat kariyer planları, karşı cinle ilişkiler, eğitsel çalışmalar derken hayat hızlıca akıyor. ara ara hayatın tadını alıyorum. İnternetle ve bilgisayarla eskisi kadar haşır neşir değilim. Yani yeni projelerim yok. Bir ara ilginç deneylere takmıştım, onlardan da yeni bir şey şimdilik(!) düşünmüyorum.


   İlk dönem Yüreğir Lisesi'ndeydim, bu dönem ise Lütfiye Kısacık İlköğretim Okulunda staj yapmakla meşgulüm. Meşgulüm derken lafın gelişi veya gidişi değil cidden meşgul eden bir uğraştan bahsediyorum. Biraz daha zorlanıyorum diyebilirim. Lise daha iyiydi sanki. Buna da şükür, kim bilir ben nerelere atanacağım. Tabi bu arada KPSS hazırlığım var. Vakit ayırıp çalışabilsem çok iyi olacak ama vaktim olsa da içimden gelmiyor. Galiba öğrencilikten sıkıldım :) Hayat öğrenciliğin dışında daha ağır şeyler veriyor biliyorum, ama artık ben onları istiyorum. Banane yaaa :|

 

***

10 Ocak 2008
>>>  

Yüreğir Lisesi
    
    
Bir dönem boyunca güzel günlerimin geçtiği Yüreğir Lisesi öğrencilerine, rehberlik grubuma, 11 FEN-B sınıfına ve samimiyetiyle bana güven veren Mehmet Hocama teşekkür ediyorum.
     Veda partisinden fotolar:





 


***

20 Ekim 2007
>>>

      Buradayım

     Uzun zaman oldu buraya yazmayalı. Olsun zaten yazmayı çok da sevmiyorum. Düşünmek ve konuşmak gibisi var mıdır? Ortalıkta dolanan bir laf: "Yahu içimde yoğunlaşan duyguları kağıda dökerim. Bu şekilde ifade ederim kendimi." Nedir ki şimdi bu? "Konuşmaktan acizim sosyal beceri yoksunuyum ama özünde iyi bir insanım vallahi bak" der gibi bir şey. Neyse...
     Yazımı okuyanlara hatrını sormak isterim, zira benim de hatrımın sorulmasını istemekteyim. Ben iyiyim. Ama "normal modundayım" gibisinden, öyle laf olsun diye değil yani gerçekten iyiyim şükürler olsun. Hayatım az buçuk renkli geçiyor. Sorumluluk kavramıyla yüzleşiyorum. Ayrıntı vereyim. Adana Yüreğir Lisesinde Okul Psikolojik Danışmanı olarak staj yapıyorum.11. sınıflarla grup rehberlik etkinlikleri çalışmalarım oluyor. Çok güzel geçiyor staj günleri şükürler olsun. Bunun dışında aşkla,meşkle meşgul olduğum günlerim oluyor.Şaşırtıcıdır ki internete eskisi gibi aktif bir şekilde girememem beni pek rahatsız etmiyor. Sanal sorumluluklarımdan terfi ederek hayata atılıyorum galiba. Hayat, hmm...yaşamak lazım.
 

***

15 Temmuz 2007
>>>


       
2007 ÖSS Tercih İşlemleri

      2007 ÖSS tercih döneminde dikkat edilecek noktalar konusunda söyleyeceklerim var:
      Önceden "puanları geçin,yüzdelikler mühim olan" deniliyordu. Artık onun devri de geçti.     İşin içine ince hesaplar girdikçe giriyor. Başarı sırasına bakılacak bu sene de. Ancak      başarı sırasına bakınca uçuk bir şekilde 30 puan düşük yerle aynı başarı sırasına sahip oluyorsunuz.Kardeşim geçen sene girdi EA-2'den ve 270 aldı Başarı sırası  85 bin oldu.       Bu sene 301 puan aldı 84 bin.Özellikle bu sene ea-2de puanı hesaplanan aday sayısı çok arttı.Geçen seneye göre 3 kat arttı bu sayı.Bu mantıkla yüzdeliklerin üçte birine düşmesi beklenir.Ancak bu kadar fark olunca yüzdelikler yerine başarı sıralarına bakmayı gerektirdi sistem.Geçen sene 156bin kişi içinden 85bininci olan kardeşim,bu sene 437bin kişi içinden 84bininci oldu.Başarı sırası benzer olsa da elbette başarı aynı şey değildir.
Benim tahminime göre başarı sırası 20-30bin dolaylarında olanlar başarı sırasından 5bin altındaki lisans programlarından tercih yapmaya başlasınlar.80-100bin dolayında olanlar da başarı sıralarının 15bin altından itibaren tercih yapmaya başlasınlar.alt sınır da kendi başarı sıraları olursa yeterlidir diye düşünüyorum.EA-2 ve SAY-2 ortak alanlarından tercih yapacaklar daha da dikkatli olmalı özellikle 300 puan civarı alanlar.Tahminlerim bu yöndedir.Henüz uzman değiliz,ama hesaplama yöntemlerini bildiğim kadarıyla bu şekilde sağlıklı tercih yapılabileceğini düşünüyorum.

***

13 Temmuz 2007
>>>


   
 Şizofrenik ve üstüne üstlük aşığım

      Aslında olmayan şeyleri görüyor,işitiyor,hissediyor değilim.Ancak buna rağmen hocam tek bir ifademe dayanarak hafif derecede "şizofreni" tanısı koydu.İlginç geldi,saygılarımı iletiyorum.
    
  Yaz ayları yoğun ve sıkıntılı geçiyor,ancak normal bir tempo olarak görüyorum.Bu  kadar sıkıntıya veya düşünülecek materyale alışık olmamamdan mütevellit kalbim ağırlaşıyor. Şüphesiz ki kalbin ağırlaşmasına sebep olan temel etken sevgiliden ayrı günleri, geceleri yaşamak. Benim için ilk,tek ve hep olması temennisinde bulunduğum aşkımla bedenimi tamamlama fırsatı sunan sevgiliye teşekkürler."Özlemek iyidir" dese de sevdiğim, bu iyilik durumu sabrı zorluyor. Nimetlerini eksik etmeyen ve şükrettiğim Rabb'im sabrı da verecektir.

      Selam ve sevgim üzerinize olsun.

***
 

<<< Geri Dön