FACEBOOK TWITTER GOOGLE YOUTUBE

Kızlar, Eğitim ve Türkiye



Yazar: Bilal Kuytul | Bilimsel Araştırma, Eğitim, Psikoloji, Rehberlik | 24 Eki 2009 | 0 Yorum

Kızların eğitimi, başka bir ifadeyle “Kız çocuklarının eğitiminin önemi” üzerinde çok şey söylenmiştir. Dikkatimi çeken bir makale bu konuda somut veriler vermesinden ötürü hoşuma gitti. Yazının başlığı “Kızlar Türkiye’yi sessizce değiştiriyor”. Radikal gazetesinin yayınladığı bu yazı bana aslından farklı şeyler de çağrıştırdı :) Ancak “Haydi Kızlar Okula” kampanyasının sonuçları hakkında bilgi vermesi beni memnun etti. Kız Meslek Lisesinde Rehber Öğretmen olarak çalışıyor olmam dolasıyla güncel araştırmalardan faydalanma fırsatı da bulmuş oldum. Eminim siz de merak etmişsinizdir. İşte o yazı:

Kızlar ülkeyi sessizce değiştirdi

Haydi Kızlar Okula Kampanyası’nın öncesi ve sonrası incelendiğinde Türkiye’nin çarpıcı bir toplumsal değişim geçirdiği anlaşıldı.

Türkiye’de ‘hiç okula gitmeyen çocuk’ sayısı 2002’da 640 binken Haydi Kızlar Okula kampanyası sonrasında 179 bine düştü. Eğitim oranının artması Türkiye’nin köklü sorunlarından erken yaşta evlilik ve erken yaşta doğum oranlarına da doğrudan etki etti.

Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması sonuçlarına göre okullaşma oranı kırsal alanda 2003’de yüzde 82 iken, 2008 yılında yüzde 89’a yükseldi. 15-19 yaş grubu evlilikler ise 1998’de yüzde 15.2 iken, 1998’i de kapsayan son araştırmada 9.6’lara geriledi. Doğurganlık yaşı 2003 yılında 20-24 iken 2008’te 25-29 yaş grubuna yükseldi.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Erken Yaşta Evlilikler Alt Komisyonu Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, Ortaöğrenim Genel Müdürü İbrahim Etem ve Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı Genel Müdürü Rıfat Köse’yi dinledi. Yukarıdakiler Er, Etem ve Köse’nin komisyonda verdiği bilgiler.

Köse, sunumda Hacettepe Üniversitesi’nin saha çalışmalarına dayanarak hazırlanan, beş yılda bir yenilenen ve 22 Ekim’de açıklanması planlanan 2008’e ait Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması ile ilgili ipuçları verdi.

İlk evlilik yaşı: 25-29

Haydi Kızlar Okula, 17 Haziran 2003’te başlatıldı. Lise seviyesinde kızların okula devam etme oranı ise Türkiye genelinde 2003’te yüzde 46 iken, yüzde 57’ye çıktı. Bu rakam Doğu ve Güneydoğu’da ise aynı yıllar arasında yüzde 19-20 seviyesinden yüzde 35’lere kadar yükseldi.

Araştırma sonucu Türkiye’de eğitimin artmasının, evlilik ve çocuk doğurma yaşına da olumlu etki yaptığını ortaya koydu. Türkiye’de ilk cinsel deneyim yaşı düşerken, ilk evlilik yaşı da 25-29 yaş grubuna kadar yükseldi. 15-19 yaş grubunda evlilikler 1998 yılında yüzde 15.2 iken, 2003 yılında yüzde 11.9, 2008 yılında ise 9.6’lara kadar geriledi. 20-24 yaş grubunda evlilikler ise 2003 yılına göre yüzde 45 seviyesine düştü. Doğurganlık yaşı da 2003’te 20-24 iken, 2008 yılında 25-29 yaş grubuna yükseldi.

Köse, 15-19 yaş grubunda (Adolesan çağında) çocuk doğurmaya başlayanların oranı için de “Bu oran kentlerde yüzde 5, kırsal alanda yüzde 8.6 civarında. Bu kentsel alanda yüzde 7.2 kırsada ise yüzde 7.6’lardaydı” dedi.

Ancak tüm olumlu gelişmelere rağmen halen çocuk yaşta evlilikler de yaşanıyor. İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er ise, evlilik nedeniyle okula devam etmeyen çocuklar ile ilgili bilgi vererek, “İlköğretim çağındaki çocukların evliliği bir gerçeklik. Zorunlu öğrenim çağında olup okula kaydolması gereken öğrencilerden 2009 yılı itibarıyla toplam, kızlarda 675, erkeklerde de 18 kişi evlilik nedeniyle kayıt yaptırmadığını söylüyor” dedi.

Er, son rakamlara göre 110 bini kız 179 bin çocuğun sağlık sorunları da dahil değişik nedenlerle okula gitmediğini, bu rakamın Haydi Kızlar Okula Kampanyası öncesi 2002 yılında bu rakamın 640 bin olduğunu anımsattı. Türkiye’de aynı dönemde Kardelenler (Turkcell-ÇYDD, 2000) ve Baba Beni Okula Gönder (Milliyet, 2005) projeleri de yürütüldü.

Yorumlar

Isim - Soyisim
E-posta Adresiniz (yayınlanmayacak)
Web Siteniz (varsa)
Yorumunuz

RSS İnsan Haberleri

  • Kıskançlık krize dönüşmesin! 8 Nisan 2014
    Kardeş kıskançlığı, aileye yeni bir bebek katılmasının doğal bir sonucu. Beklenen bu durumun krize dönüşmemesi ve yıllar sonra gülümsenerek hatırlanması ise anne-baba tutumuna bağlı.
  • Van Gogh’un 'iki uçlu' dünyası 30 Mart 2014
    İki uçlu duygu durum bozukluğu olan bipolar bozuklukta farkındalığı artırmak için 30 Mart, Dünya Bipolar Günü olarak belirlendi. 30 mart aynı zamanda en ünlü bipolar hastası olan Vincent Van Gogh'un da doğum günü.
  • 'Ruhunuza bahar temizliği yapın' 28 Mart 2014
    Güneşin yüzünü iyice göstermeye başladığı bahar ayları, bedensel ve ruhsal değişimleri de beraberinde getiriyor. Bazı insanların içini 'kıpır kıpır' yapan bahar mevsimi, bazılarını depresyona sokabiliyor.
  • 'Bu kötü dünyaya çocuk getirmek istemiyorum' 13 Mart 2014
    'Bu kötü dünyaya çocuk getirmek istemiyorum' sözü gençler arasında hergün daha çok dile getiriliyor. Anksiyete göstergesi olan bu yaklaşım, kısırlığın da nedenlerinden biri.
  • Performans endişesi onlarda daha çok 10 Mart 2014
    Birçok insanı etkileyen performans anksiyetesi, mükemmeliyetçi kişilik tiplerinde daha fazla görülüyor.

Popüler Yazılar