Nis
16
Filed Under (Genel) by Bilal Kuytul on 16-04-2010

Şems-i Tebrizi Hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç sual sormak istediklerini belirttiler,  Şems-i Tebrizi: “Sorun” buyurdu.  İçlerinden birini başkan seçtiler. Seçtikleri sözcü sorularını sormaya başladı.

İlk soru şöyleydi: “Allah var dersiniz, ama görünmez. Göster de inanalım.” Şems-i Tebrizi Hazretleri: “Öbür sorunu da sor!” buyurdu. “Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azab edilecek dersiniz. Hiç ateş ateşe azab eder mi?” dedi.

Şems-i Tebrizi:”Peki,öbür sorunu da sor!” diye buyurdu. “Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezasını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!” dedi. Bu soruların üzerine Şems-i Tebrizi, elindeki kuru kerpiçi adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhal zamanın kadısına gidip, davacı olup şikayette bulundu. “Ben soru sordum, o başıma kerpiç vurdu” dedi.  Şems-i Tebrizi hazretleri: “Ben de sadece cevap verdim.” buyurdu.

Kadı bu işi açıklamasını isteyince, Şems-i Tebrizi Hazretleri söyle anlattı: “Bana, Allahü Tealayı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci başının ağrısını göstersin de inanayım. Yine bana, şeytana ateşle nasıl azab edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Halbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana, bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz dedi. Benim canım onun başına kerpiç vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyada küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan ahiret hayatında niçin hak aranmasın?”

-----------------
Bu yazı 3012 kez okundu.

Yorumlar

tuba on 28 Nisan, 2010 at 22:01 #

🙂 çok güzel


Yorum yap

Yorum yapabilmek iin

giri yapmalsn